10 Ağustos 2011 Çarşamba

hacıvat ile karagöz





Sultan Orhan devrinde (1324-1362) Bursa' da Ulucami’nin inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bâli Çelebi ( Karagöz ) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvaz ( Hacıvat ) arasında geçen nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler işi gücü bırakıp onların etrafında toplanır, bu yüzden de inşaat yavaş ilerlermiş. Bu durumu öğrenen padişah her ikisini de idam ettirmiş.(Bir rivayete göre ise Karagöz idam edilmiş, Hacıvat ise hacca giderken yolda ölmüştür). Daha sonra çok pişman olan padişahı teselli etmek isteyen Şeyh Küşterî başından beyaz sarığını çıkarıp germiş ve arkasına bir şema(ışık) yakarak ayağından çıkardığı çarıkları ile de Karagöz ve Hacıvat’ın tasvirlerini canlandırıp nükteli konuşmalarını tekrar etmiş. O tarihten sonra da Karagöz oyunları değişik mekanlarda oynanır olmuş. Günümüzde de Karagöz perdesine Şeyh Küşterî meydanı denir ve Şeyh Küşterî Karagözcülüğün pîri kabul edilir.http://iren.blogcu.com/hacivat-karagoz-kimdir/1631957

8 yorum:

asosh dedi ki...

ablacım yine çok güzel işler yapmışsın.Bunlar harika olmuşlar.perde ve dekorasyonunu da hazırlarsan harika bir set yaratmış olursun...

Szydełkowe czary-mary dedi ki...

Cudowne prace ,jak żywe.

Hayal Arkadaşlarım dedi ki...

Tek kelime ile harika olmuş yine ablacım. Ellerine sağlık. Bayıldım.

uğurböceği dedi ki...

süper süper süper..başka bişey diyemiyorum ayakta alkışlamak geliyor içimden..ellerinize sağlık :)

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

mükemmel olmuş ellerinize sağlık

Arzu'nun Oyuncakları dedi ki...

Ellerinize sağlık çok güzel olmuşlar.asosh'unda dediği gibi perde vs ayarladığınızda tam bir set olur.:)

MARİFETANE dedi ki...

hacivat ve karagöz süper güzel olmuş ablacım ellerine sağlık, bende örmeyi planladıklarım arasına aldım çocuklarımız bilsin öğrensin değilmi kültürümüzü..hayırlı ramazanlar svegiler..

Kadriye Başar dedi ki...

mükemmel olmuş:)) hiç bir ayrıntısını kaçırmamışsın ellerine sağlık.Kızım çok seviyor ve sürekli oynuyoruz haliyle bende ya karagöz ya da hacivat oluyorum.Hiç unutmam ankaradan konyaya gelirken üç buçuk saat boyunca eller çenemdeydi sırf kızım sıkılmasın ağlamasın diye...